Doğduğu Yer: Tirmiz
12. yüzyılın sonlarına doğru
bugünkü Özbekistan’da yer alan Tirmiz şehrinde doğdu.
Ailesi seyittir; yani soyu Peygamber Efendimiz’e dayanır.
Ama onun soyunun kudreti sadece kanda değil,
kelâmda, halde, ilimde kendini gösterdi.
Burhâneddin, genç yaşta zamanın önemli âlimlerinden ilim öğrendi.
Fıkıh, hadis, kelam ve tasavvuf alanlarında derinleşti.
Ama onu farklı kılan şey,
sadece bildikleri değil…
“Bildiğini neye dönüştürdüğü” idi.
Buhara – Yolculuğun Kıvılcımı
Tirmiz’den Buhara’ya geçti.
O dönem Buhara, ilmin ve irfanın parladığı bir merkezdi.
Ve burada Bahâeddin Veled’le yani Mevlâna’nın babasıyla tanıştı.
Onun sohbetinde kemale erdi.
Bahâeddin Veled ölünce,
onun oğlu Celaleddin Muhammed Rûmîye,
yani bizim bildiğimiz Mevlâna’ya hocalık etti.
Kayseri’ye Gelişi – Sessiz Müjde
Seyyid Burhaneddin, Mevlâna’nın ailesinden ayrıldıktan sonra
Kayseri’ye yerleşti.
Yaklaşık 9 yıl boyunca bu şehirde kaldı.
Bugünkü türbesi de oradadır.
Ama o türbe bir kabir değil,
bir aşk mektebidir.
Kayseri’de çok kişi onu anlamadı.
Çünkü o, konuşmazdı.
Bakardı.
Ve kalbine konuşanları bulurdu.
Mevlâna’yı Nasıl Yetiştirdi?
Mevlâna 24 yaşındayken,
Seyyid Burhaneddin onu Konya’ya çağırdı.
Ama ona “gel” demedi,
“gelmesini bekledi.”
Seyyid Burhaneddin, Mevlâna’ya sadece bilgi vermedi.
Onu terbiye etti.
“Bilgiyi terk etmeden, benliği terk etmenin” yolunu gösterdi.
Mevlâna yıllar sonra onu anlatırken
şöyle der:
“Benim ikinci babamdır.
Ruhumun terzisidir.”